Ana Sayfa / Değerler Eğitimi / Anılar Geçidi / Bediüzzaman ve bardağın dibinde kalan çay

Bediüzzaman ve bardağın dibinde kalan çay

Bediüzzaman hazretleri çayı çok severdi. Günde birkaç defa talebelerine çay demletir ve hep beraber içerlerdi. Bardağına da birkaç damla limon damlatırdı.

Barla’da kaldığı günlerde, Eğirdir Dağ Komando Talimgahında binbaşı olan talebesi Hulûsi Bey onu ziyarete gelmişti.

Hulûsi Bey çok değer verdiği bir talebesiydi. Onunla yaptığı mektuplaşmaların neticesinde pek çok risale ortaya çıkmıştı. Hatta Mektubat adlı eser bu şekilde meydana gelmişti.

Talebesine çay ikram etmek istedi. Zaman zaman gelip, hizmetini gören talebelerinden hiçbirisi yanında yoktu.

Kalktı, kendi eliyle çay yaptı.

İki bardağı vardı: Birisi küçük, diğeri ise büyük ve saplı…

Küçük olana kendi çayını doldurdu; büyük ve saplı olana da misafiri Hulûsi Beye…

Hulûsi Bey, her ne kadar:

– Zahmet etmeyin Üstad’ım, ben yapayım, dediyse de Bediüzzaman dinlemedi ve misafirine kendi elleriyle demlediği çayı ikram etti.

Hulûsi Bey, çayı demli severdi. Bediüzzaman’ın ona doldurduğu çay ise hem demli, hem de büyük bardakla idi.

Üstad’ıyla yaptığı sohbetin demiyle, demli çay güzel bir birliktelik oluşturmuştu. İştahla çayını içti.

Bardağın dibinde birazcık çay kalmıştı.

Bu, Bediüzzaman’ın hemen dikkatini çekti. Misafirini kırmak da istemedi. Yumuşak bir üslupla:

“Kardeşim,” dedi. “Sen sünnet bilmez misin…”

Hulûsi Bey mahçup olmuştu. Bardağın dibinde kalan son yudumu da içti. Büyük bir ders almıştı, hem de uygulamalı…

Ömrünün sonuna kadar bu sünneti uyguladı ve gördüğü herkesi uyardı.

Kaynak: Ömer Faruk Paksu, Bediüzzaman’la Yaşayan Öyküler

Konuyla ilgili Pirinç Taneleri adlı kısa yazıyı okumak için lütfen buyurunuz.

Yayın Yönetmeni Notu: Bazı kimseler bardağın dibinde kalan çayı nimetten saymayabilirler ancak biz bilyoruz ki israfın azı da çoğu da haramdır. Yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim ve Allah Resulü sallellahü aleyhi ve sellem israfa karşı müminleri uyarmıştır. Allah Resulü’nün takpçisi olan İslam alimleri de bu konuda duyarlılık göstermişler ve israfa karşşı durmuşlardır. Dinimizin bu hassasiyetini basit bir hassasiyetmiş gibi göstermeye ve “bir iki yudum çaydan ne olacak sanki” diyerek küçümsemeye kimsenin hakkı yoktur. Din dışı yaşayanlara ise zaten söyleyeceğimiz bir şey yoktur.

DinKulturuAtolyesi.com

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

Ömer Faruk Akkaya Hoca’dan itidal çağrısı

Ülke olarak çok yönlü operasyonlara maruz kaldığımız bir gerçek. Bu operasyonlarla hedefin; haksızlığa karşı tepki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir