Ana Sayfa / Değerler Eğitimi

Değerler Eğitimi

Kıssalarla Değeler Eğitimi, Menkıbelerle Değerler Eğitimi, Hikayelerle Değerler Eğitimi, Fıkralarla Değerler Eğitimi, Anlarla Değerler Eğitimi, Din Kültürü Atölyesi, Değerler Eğitimi Atölyesi

 

Talebe-i Ulûmu Geri Çevirmeyin!

Üstad Mehmet Savaş liseyi, üniversiteyi Şam’da okudu, büyük alimlerin ders halkalarına katıldı. Temel metin kitaplarını orada ezberledi. Bilâd-ı Şam’da ikinci Ebû Hanîfe olarak bilinen Abdulvahhab el-Hâfız’ın (v.1969) en gözde talebesi oldu. Derslerini camide veren lakin bir arkadaşıyla birlikte Üstad’ı evine kabul eden bu allâmenin ev hali ve zühdüne dair Üstad …

Devamı

Cehenneme küçük odun olmak istemem!

Behlül-i Dânâ bir gün Bağdât sokaklarından birinde giderken, oynayan çocuklar gördü. Çocuklardan biri ise bir köşeye çekilmiş onlara bakıyor ve ağlıyordu. Behlül-i Dânâ o çocuğun yanına gitti ve; “Ey çocuk niçin ağlıyorsun? Gel sana bir şeyler alayım da sen de arkadaşlarınla oyna.” dedi ve çocuğun başını okşadı. Çocuk bakışlarını Behlül’e …

Devamı

Nasreddin hoca pazarda bir gün…

Nasreddin hoca pazarda bir gün zeytin satar. Komşusu yaşlı bir kadın zeytin almak için hocanın tezgahına gider ve: “Hocam zeytin alacağım ama üzerimde param yok“ der. Nasreddin hoca: “Komşu biz seni tanıyoruz sonra getirirsin, hele sen şu zeytinin bir tadına bak“ der ve zeytini kadına uzatır. Kadın “Hocam oruca niyetliyim“ …

Devamı

İmam Nevevi ile Zahir Baybars Kıssası

İmam Nevevi İle Zahir Baybars arasında geçen ibretamiz olay şöyle: Rivayete göre Şam‘a doğru ilerleyen Moğollara karşı savaş hazırlığı yapan Memlük hükümdarı Zahir Baybars, halktan yeni vergiler toplamak için fakihlerden fetva talep eder. Onay aldıktan sonra, onayı alınmayan fakih kalıp kalmadığını sorar. Fakihler, cevaben salih alim şeyh Muhyiddin Nevevi‘nin kaldığını …

Devamı

Bunlar size Mahmud Efendi’nin Hediyesi

Şamda beraber ders görüyoruz Metin Hocamla ama hocam çok enerjik maşallah… O dersten o derse giriyor… Bir gün yine derse gideceğiz, bir baktım çocuklar kapıda dizilmişler: “Siz ne yapıyorsunuz burada” dedim. Dediler ki; “Şimdi Abdulmetin Hocamız gelir, bize ya mısır, ya çikolata, ya şeker, ya da para verir.” Dersten çıktık, …

Devamı

Bediüzzaman ve bardağın dibinde kalan çay

Bediüzzaman hazretleri çayı çok severdi. Günde birkaç defa talebelerine çay demletir ve hep beraber içerlerdi. Bardağına da birkaç damla limon damlatırdı. Barla’da kaldığı günlerde, Eğirdir Dağ Komando Talimgahında binbaşı olan talebesi Hulûsi Bey onu ziyarete gelmişti. Hulûsi Bey çok değer verdiği bir talebesiydi. Onunla yaptığı mektuplaşmaların neticesinde pek çok risale …

Devamı

Bu yaştan sonra beni bu veballe göndermeyin!

1989 yılıydı. Mehmet Emin Er hoca efendi Ankara’da Özelif Sitesi’nde ikamet etmekte ve site içerisinde bulunan Fıkıh Enstitüsünde ders vermekteydi. O yılın yazında bizler de bazı arkadaşlarımızla birlikte Ankara’da kalmaya karar verdik. Kış döneminde istifade ettiğimiz hoca efendiden yaz günlerinde de istifade etmek istedik. Bu amaçla bizim de ikamet ettiğimiz …

Devamı

Annesinin Seyyid Kutub’tan ricası…

Merhum Seyyid Kutub’un başta “Fî Zılâli’l-Kur’an’ olmak üzere yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i anlamaya yönelik değerli çalışmaları, kıymetli eserleri vardır. Bunlardan biri de “et-Tasvîru’l-fenniyyi fi’l-Kur’an” isimli eseridir. Seyyid Kutub annesine ithaf etmiş olduğu eserine “Anneciğim bu kitabı sana ithaf ediyorum” diye başlar. Devamla Ramazan aylarında evlerine Kur’an okuyan güzel sesli hafızların …

Devamı

Hacıveyiszade bir çuval patlıcan almış…

Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi anlatıyor: “Bir gün amcam Hacıveyiszade ile yakındaki bir sebze pazarına gittik. Meydanın orta yerinde elinde şemsiyesiyle bir ihtiyar, bahçesinden topladığı patlıcanları küçük bir çuvala koymuş, çuvalın ağzını açmış müşteri bekliyor… Amcam vardı. Adamcağıza selam verdi. “Kaça babam?” dedi. “Şu kadara.” Peki! Pazarlık etmedi. Adam patlıcanları bizim …

Devamı

Çocuklar! Kaldırın Türkçe kitaplarınızı!

Ortaokula başladığımda Türkçe öğretmenimiz bize “hoşgeldiniz” dedikten sonra  ”Hepiniz Türkçe kitabınızı aldınız mı?” diye sordu. Hep bir ağızdan; ”Aldık öğretmenim”diye bağırdık. Sonra bize dedi ki: “Bir daha Türkçe kitaplarınızı getirmeyin. Türkçe’yi Türkçe kitabından öğrenemeyiz.” Sınıftaki herkes buna çok şaşırdı. Öğretmenimiz aramızdan bir arkadaşı seçti ve bize dönerek şöyle dedi: ”Her …

Devamı