Ana Sayfa / Değerler Eğitimi

Değerler Eğitimi

Kıssalarla Değeler Eğitimi, Menkıbelerle Değerler Eğitimi, Hikayelerle Değerler Eğitimi, Fıkralarla Değerler Eğitimi, Anlarla Değerler Eğitimi, Din Kültürü Atölyesi, Değerler Eğitimi Atölyesi

 

Halil Gönenç Hocanın ayakkabısına ne olmuş?

İlim tahsil edeceğim, hoca olacağım diye 11 yaşındayken 1941 senesinde Suriye’ye gittim. 10 sene kadar oradaki medreselerde kaldım. 1951’de dönüş yaptım. Norşinde bir miktar bulundum. Nasıl diyeyim, sıkıntılı bir hayatımız vardı. Norşin’e giderken ta oraya kadar yaya giderdik. Ondan sonra da ta Suriye’ye kadar yaya gider gelirdik. Giderken gelirken hatta …

Devamı

Mevlana’dan Fare ve Deve Kıssası

Küçük bir fâre kocaman bir devenin yularını kapmış, eline almış, kurula kurula gidiyordu. Deve, kendi huyu, uysal tabiatı yüzünden, onunla yol alıp giderken fâre, kendi küçüklüğünü göremeden: “- Meğer ben ne müthiş bir pehlivanmışım, develeri sürükleyebilecek bir yiğitmişim!” diye böbürleniyordu. Gide gide bir nehrin kenarına geldiler. Nehri gören fare, kibrinin …

Devamı

Itır Dükkanındaki Papağan

Bir adamın rengârenk ve parlak tüylü çok güzel bir papağanı varmış. Adam papağanını çok severmiş. Sevildiğini anlayan güzel papağan, sahibinin ıtır dükkânına gelenleri gönül okşayıcı sözlerle karşılarmış. Bu sözleri duyan müşteriler, bu dükkandan çıkmak istemezlermiş. Bir gün sahibi ıtır dükkânını ona emanet edip kendisi dışarı çıkmış. Yokluğunda bir kedi gelip …

Devamı

Behlül Dânâ bir gün fırınları denetler

Behlül Dânâ birgün Harun Reşid’den bir vazife ister. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verir. Behlül hemen işe koyulur. İlk olarak bir fırına gider. Birkaç ekmek tarttırır, hepsi normal gramajından noksan gelir. Dönüp fırıncı ya sorar: “Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı?” Adam …

Devamı

Hafız Aşıkkutlu rüyasında Kur’an okurdu

Merhum Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi dersle ilgilenirken adeta dünyadan kopar, bütün dikkatini ilme verirdi. Gün boyu okutmakla meşgul olduğu Kur’an, gece rüyalarına da girerdi. Bazen onunla aynı odayı paylaşan Kamil Şenocak Hocaefendi, Üstad’ın Kur’an’la olan münasebetine dair şu hatırasını anlatır: Hocamız gündüz talim üzere okuttuğu ayetleri bazen rüyasında derste okuttuğu …

Devamı

Fethi Gemuhluoğlu’nun Oğluna Öğütleri

Merhum Fethi Gemuhluoğlu’nun 10 Eylül 1977 tarihinde oğlu Ali’ye hitaben yazdığı; “Aziz Oğlum! Sen benim umudum, mutluluğum, şifâ ve dermanım, yaşama gücüm, yaşama sevincim ve kavgamın devamısın” diye başlayan mektubunda oğluna bir takım öğütlerde bulunuyor. İşte bu mektuptaki öğütlerden bazıları: Hizmet et *  Sen özlemini çektiğim Anadolu’nun masum, zulme ve …

Devamı

Nefsimle başedemiyorum, ne yapmalıyım?

Hallac-ı Mansur’a babasının verdiği çok güzel bir öğüt vardır: “Evladım nefsin seni meşgul etmeden sen nefsini meşgul et.” Bu sözle amel eden öyle kimseler var ki bir hizmetten ötekine koşuşturup dururlar. Zaten hain nefsi dize getirmenin hizmetten başka bir çaresi de yoktur. Çare, din-i mübin-i İslam için gece gündüz koşturmaktır. …

Devamı

Girdiği yeri ferahlatır, rahatlatır, neşelendirirdi

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocamızla birlikte Ahmetçe’ye bir sağlık taraması için gitmiştik. Sağlık taramamız, bazı köylülerin şikayeti üzerine jandarma tarafından engellenince, Hocamız; “Toparlansın herkes, yalıya iniyoruz” dedi. Yalı dediğimiz yer; denize sıfır bir konumda bulunan Ahmetçe Yalısı denilen bir yerdi. Zaten yemek saati de yaklaşmıştı, oraya gidecektik. İndik yalıya …

Devamı

Siz Ali Uslu’sunuz değil mi?

2002 yılı Ramazan ayında okuluma; o zamanki ismiyle Belediye İlköğretim okuluna gidiyorum. Yolumu kısaltmak için otogardan karşıya geçeceğim. Kıyafeti biraz yıpranmış tanımadığım orta yaşın biraz üzerinde gösteren bir bayan beni görünce beklememi isteyen bir işaret yaptı. Gelirken hafif aksak yürüyordu. Malum Ramazan aylarında otogarlarda yardım isteyen dilenciler çoğalır. Ben de …

Devamı

Halife Harun Reşid’i ağlatan sözler…

Mehran oğlu Abdullah’ın rivayetine göre Harun Reşid hacca giderken Kufe’ye uğradı. Orada birkaç gün durdu. Sonra tekrar yola devam edeceğini ilan etti. Bu münasebetle halk, yolların kenarlarına, halifenin kafilesini seyretmek için döküldüler. Dökülenlerin arasında Behlül Dânâ da vardı. Behlül yolun tam kenarında oturdu. Çocuklar ona çeşitli eziyetler edip, kendisiyle eğleniyorlardı. …

Devamı