Ana Sayfa / Değerler Eğitimi / Anılar Geçidi

Anılar Geçidi

Alim, fazıl kişilerin, kalem erbabının erdemlere ve faziletlere dair anıları, Anılarla Değerler Eğitimi bağlamında bu bölümde ele alınmaktadır.

Talebe-i Ulûmu Geri Çevirmeyin!

Üstad Mehmet Savaş liseyi, üniversiteyi Şam’da okudu, büyük alimlerin ders halkalarına katıldı. Temel metin kitaplarını orada ezberledi. Bilâd-ı Şam’da ikinci Ebû Hanîfe olarak bilinen Abdulvahhab el-Hâfız’ın (v.1969) en gözde talebesi oldu. Derslerini camide veren lakin bir arkadaşıyla birlikte Üstad’ı evine kabul eden bu allâmenin ev hali ve zühdüne dair Üstad …

Devamı

Bunlar size Mahmud Efendi’nin Hediyesi

Şamda beraber ders görüyoruz Metin Hocamla ama hocam çok enerjik maşallah… O dersten o derse giriyor… Bir gün yine derse gideceğiz, bir baktım çocuklar kapıda dizilmişler: “Siz ne yapıyorsunuz burada” dedim. Dediler ki; “Şimdi Abdulmetin Hocamız gelir, bize ya mısır, ya çikolata, ya şeker, ya da para verir.” Dersten çıktık, …

Devamı

Bediüzzaman ve bardağın dibinde kalan çay

Bediüzzaman hazretleri çayı çok severdi. Günde birkaç defa talebelerine çay demletir ve hep beraber içerlerdi. Bardağına da birkaç damla limon damlatırdı. Barla’da kaldığı günlerde, Eğirdir Dağ Komando Talimgahında binbaşı olan talebesi Hulûsi Bey onu ziyarete gelmişti. Hulûsi Bey çok değer verdiği bir talebesiydi. Onunla yaptığı mektuplaşmaların neticesinde pek çok risale …

Devamı

Bu yaştan sonra beni bu veballe göndermeyin!

1989 yılıydı. Mehmet Emin Er hoca efendi Ankara’da Özelif Sitesi’nde ikamet etmekte ve site içerisinde bulunan Fıkıh Enstitüsünde ders vermekteydi. O yılın yazında bizler de bazı arkadaşlarımızla birlikte Ankara’da kalmaya karar verdik. Kış döneminde istifade ettiğimiz hoca efendiden yaz günlerinde de istifade etmek istedik. Bu amaçla bizim de ikamet ettiğimiz …

Devamı

Annesinin Seyyid Kutub’tan ricası…

Merhum Seyyid Kutub’un başta “Fî Zılâli’l-Kur’an’ olmak üzere yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i anlamaya yönelik değerli çalışmaları, kıymetli eserleri vardır. Bunlardan biri de “et-Tasvîru’l-fenniyyi fi’l-Kur’an” isimli eseridir. Seyyid Kutub annesine ithaf etmiş olduğu eserine “Anneciğim bu kitabı sana ithaf ediyorum” diye başlar. Devamla Ramazan aylarında evlerine Kur’an okuyan güzel sesli hafızların …

Devamı

Hacıveyiszade bir çuval patlıcan almış…

Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi anlatıyor: “Bir gün amcam Hacıveyiszade ile yakındaki bir sebze pazarına gittik. Meydanın orta yerinde elinde şemsiyesiyle bir ihtiyar, bahçesinden topladığı patlıcanları küçük bir çuvala koymuş, çuvalın ağzını açmış müşteri bekliyor… Amcam vardı. Adamcağıza selam verdi. “Kaça babam?” dedi. “Şu kadara.” Peki! Pazarlık etmedi. Adam patlıcanları bizim …

Devamı

Çocuklar! Kaldırın Türkçe kitaplarınızı!

Ortaokula başladığımda Türkçe öğretmenimiz bize “hoşgeldiniz” dedikten sonra  ”Hepiniz Türkçe kitabınızı aldınız mı?” diye sordu. Hep bir ağızdan; ”Aldık öğretmenim”diye bağırdık. Sonra bize dedi ki: “Bir daha Türkçe kitaplarınızı getirmeyin. Türkçe’yi Türkçe kitabından öğrenemeyiz.” Sınıftaki herkes buna çok şaşırdı. Öğretmenimiz aramızdan bir arkadaşı seçti ve bize dönerek şöyle dedi: ”Her …

Devamı

Abdurrahman Gürses hocamızdan bir hatıra

Merhum Abdurrahman Gürses hocamızla 1978 yılında Haseki Eğitim Merkezi’nde tanışma şerefine nail olmuştum. Ben İkinci Dönem Müftü ve Vaizler İhtisas Kursuna kursiyer olarak gelmiştim, Gürses hocamız da aynı Eğitim Merkezinde Kıraat Bölümünde Hoca idi. Ben kursu bitirince orada öğretmen olarak bırakıldım, sonra 1992-1999 senelerinde müdür olarak görev yaptım. Kısaca kursiyer, …

Devamı

Son ekmeğini talebeye gönderdi

  Malümdur ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem Suffe’deki ilim aşıklarını yakından takip eder, bazen akşam yemeklerinde onları ashab arasında taksim eder, geriye kalanları ise bizzat kendisi alıp evine götürürdü. Benzer bir durum Trabzon’un Of ilçesine bağlı Uğurlu’da da vardı. Çünkü Merhum Üstad’ın (Reisü’l-Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu) talebeyle münasebeti bu …

Devamı

Halil Günenç Hoca’nın ayakkabısına ne olmuş?

  İlim tahsil edeceğim, hoca olacağım diye 11 yaşındayken 1941 senesinde Suriye’ye gittim. 10 sene kadar oradaki medreselerde kaldım. 1951’de dönüş yaptım. Norşinde bir miktar bulundum. Nasıl diyeyim, sıkıntılı bir hayatımız vardı. Norşin’e giderken ta oraya kadar yaya giderdik. Ondan sonra da ta Suriye’ye kadar yaya gider gelirdik. Giderken gelirken …

Devamı