Ana Sayfa / Değerler Eğitimi / Anılar Geçidi

Anılar Geçidi

Alim, fazıl kişilerin, kalem erbabının erdemlere ve faziletlere dair anıları, Anılarla Değerler Eğitimi bağlamında bu bölümde ele alınmaktadır.

Bu yaştan sonra beni bu veballe göndermeyin!

1989 yılıydı. Mehmet Emin Er hoca efendi Ankara’da Özelif Sitesi’nde ikamet etmekte ve site içerisinde bulunan Fıkıh Enstitüsünde ders vermekteydi. O yılın yazında bizler de bazı arkadaşlarımızla birlikte Ankara’da kalmaya karar verdik. Kış döneminde istifade ettiğimiz hoca efendiden yaz günlerinde de istifade etmek istedik. Bu amaçla bizim de ikamet ettiğimiz …

Devamı

Annesinin Seyyid Kutub’tan ricası…

Merhum Seyyid Kutub’un başta “Fî Zılâli’l-Kur’an’ olmak üzere yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i anlamaya yönelik değerli çalışmaları, kıymetli eserleri vardır. Bunlardan biri de “et-Tasvîru’l-fenniyyi fi’l-Kur’an” isimli eseridir. Seyyid Kutub annesine ithaf etmiş olduğu eserine “Anneciğim bu kitabı sana ithaf ediyorum” diye başlar. Devamla Ramazan aylarında evlerine Kur’an okuyan güzel sesli hafızların …

Devamı

Hacıveyiszade bir çuval patlıcan almış…

Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi anlatıyor: “Bir gün amcam Hacıveyiszade ile yakındaki bir sebze pazarına gittik. Meydanın orta yerinde elinde şemsiyesiyle bir ihtiyar, bahçesinden topladığı patlıcanları küçük bir çuvala koymuş, çuvalın ağzını açmış müşteri bekliyor… Amcam vardı. Adamcağıza selam verdi. “Kaça babam?” dedi. “Şu kadara.” Peki! Pazarlık etmedi. Adam patlıcanları bizim …

Devamı

Çocuklar! Kaldırın Türkçe kitaplarınızı!

Ortaokula başladığımda Türkçe öğretmenimiz bize “hoşgeldiniz” dedikten sonra  ”Hepiniz Türkçe kitabınızı aldınız mı?” diye sordu. Hep bir ağızdan; ”Aldık öğretmenim”diye bağırdık. Sonra bize dedi ki: “Bir daha Türkçe kitaplarınızı getirmeyin. Türkçe’yi Türkçe kitabından öğrenemeyiz.” Sınıftaki herkes buna çok şaşırdı. Öğretmenimiz aramızdan bir arkadaşı seçti ve bize dönerek şöyle dedi: ”Her …

Devamı

Abdurrahman Gürses hocamızdan bir hatıra

Merhum Abdurrahman Gürses hocamızla 1978 yılında Haseki Eğitim Merkezi’nde tanışma şerefine nail olmuştum. Ben İkinci Dönem Müftü ve Vaizler İhtisas Kursuna kursiyer olarak gelmiştim, Gürses hocamız da aynı Eğitim Merkezinde Kıraat Bölümünde Hoca idi. Ben kursu bitirince orada öğretmen olarak bırakıldım, sonra 1992-1999 senelerinde müdür olarak görev yaptım. Kısaca kursiyer, …

Devamı

Son ekmeğini talebeye gönderdi

  Malümdur ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem Suffe’deki ilim aşıklarını yakından takip eder, bazen akşam yemeklerinde onları ashab arasında taksim eder, geriye kalanları ise bizzat kendisi alıp evine götürürdü. Benzer bir durum Trabzon’un Of ilçesine bağlı Uğurlu’da da vardı. Çünkü Merhum Üstad’ın (Reisü’l-Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu) talebeyle münasebeti bu …

Devamı

Halil Günenç Hoca’nın ayakkabısına ne olmuş?

  İlim tahsil edeceğim, hoca olacağım diye 11 yaşındayken 1941 senesinde Suriye’ye gittim. 10 sene kadar oradaki medreselerde kaldım. 1951’de dönüş yaptım. Norşinde bir miktar bulundum. Nasıl diyeyim, sıkıntılı bir hayatımız vardı. Norşin’e giderken ta oraya kadar yaya giderdik. Ondan sonra da ta Suriye’ye kadar yaya gider gelirdik. Giderken gelirken …

Devamı

Hafız Aşıkkutlu rüyasında Kur’an okurdu

Merhum Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi dersle ilgilenirken adeta dünyadan kopar, bütün dikkatini ilme verirdi. Gün boyu okutmakla meşgul olduğu Kur’an, gece rüyalarına da girerdi. Bazen onunla aynı odayı paylaşan Kamil Şenocak Hocaefendi, Üstad’ın Kur’an’la olan münasebetine dair şu hatırasını anlatır: Hocamız gündüz talim üzere okuttuğu ayetleri bazen rüyasında derste okuttuğu …

Devamı

Girdiği yeri ferahlatır, rahatlatır, neşelendirirdi

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocamızla birlikte Ahmetçe’ye bir sağlık taraması için gitmiştik. Sağlık taramamız, bazı köylülerin şikayeti üzerine jandarma tarafından engellenince, Hocamız; “Toparlansın herkes, yalıya iniyoruz” dedi. Yalı dediğimiz yer; denize sıfır bir konumda bulunan Ahmetçe Yalısı denilen bir yerdi. Zaten yemek saati de yaklaşmıştı, oraya gidecektik. İndik yalıya …

Devamı

Siz Ali Uslu’sunuz değil mi?

2002 yılı Ramazan ayında okuluma; o zamanki ismiyle Belediye İlköğretim okuluna gidiyorum. Yolumu kısaltmak için otogardan karşıya geçeceğim. Kıyafeti biraz yıpranmış tanımadığım orta yaşın biraz üzerinde gösteren bir bayan beni görünce beklememi isteyen bir işaret yaptı. Gelirken hafif aksak yürüyordu. Malum Ramazan aylarında otogarlarda yardım isteyen dilenciler çoğalır. Ben de …

Devamı