Ana Sayfa / Değerler Eğitimi / Menkıbe Deryası

Menkıbe Deryası

Bu bölümde tasavvufi şahsiyetlere ait menkıbelere yer verilmektedir.

Behlül Dânâ bir gün fırınları denetler

Behlül Dânâ birgün Harun Reşid’den bir vazife ister. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verir. Behlül hemen işe koyulur. İlk olarak bir fırına gider. Birkaç ekmek tarttırır, hepsi normal gramajından noksan gelir. Dönüp fırıncı ya sorar: “Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı?” Adam …

Devamı

Halife Harun Reşid’i ağlatan sözler…

Mehran oğlu Abdullah’ın rivayetine göre Harun Reşid hacca giderken Kufe’ye uğradı. Orada birkaç gün durdu. Sonra tekrar yola devam edeceğini ilan etti. Bu münasebetle halk, yolların kenarlarına, halifenin kafilesini seyretmek için döküldüler. Dökülenlerin arasında Behlül Dânâ da vardı. Behlül yolun tam kenarında oturdu. Çocuklar ona çeşitli eziyetler edip, kendisiyle eğleniyorlardı. …

Devamı

Gül’ün ahı bülbülde kalmaz ahî!

Beşinci Abbâsî halifesi Hârun Reşid, sarayın bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Biçimi, eşsiz kokusu ve müstesnâ rengiyle dikkatini çeken bu gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir. Bahçıvan da sultandan aldığı bu emir dolayısıyla, gülün üzerine âdeta titremeye başlar. Her seher ilk işi, o gülün bakımını eksiksiz yapmak …

Devamı

İhlası sayesinde çocukları kurtardı

Bağdat’ta bakırcılar çarşısında büyük bir yangın çıkmıştı. İki çocuk, yanmakta olan dükkânların birinde mahsur kalmıştı. Çocuklar “İmdât!” diye feryâd etmelerine rağmen, alevler çok şiddetli olduğundan hiç kimse kurtarmaya cesâret edemiyordu. Çocukların ustası ise dışarıda çâresizlik içinde: – Kim çocukları kurtarırsa ona bin altın vereceğim! diye nidâ ediyordu. O sırada oradan …

Devamı

İbrahim bin Edhem’e bu yapılır mı?

İbrâhim b. Edhem bir grup arkadaşıyla birlikte idi, gündüzleri çalışıp onlara harcardı. Akşamleyin oruçlu olarak bir yerde toplanırlardı ve İbrâhîm b. Edhem her seferinde işten geç dönerdi. Arkadaşları bir akşam birbirlerine: “Gelin bu akşam da iftarı onsuz yapalım, geldiğinde kendisine yiyecek bir şey kalmadığını görür ve bundan sonra zamanında gelmeye …

Devamı

İbrahim Hakkı Hazretleri ve Zalim Atlı

İbrahim Hakkı hazretleri çocukken bir gün hocası İsmail Fakîrullah Hazretleri eline bir testi vererek onu mahallenin çeşmesine gönderir. Testiye suyu doldururken bir atlı yanaşır: – Çekil şuradan be çocuk! diyerek onu azarlar. Zalim adamdan korkan İbrahim Hakkı Hazretleri, testisini alıp bir tarafa kaçmaya çalışsa da, çocuğun korktuğunu anlayan zalim adam onu bir …

Devamı

Kanadı kırık kuşun rızkı

İbrahim bin Edhem ile Şekik-i Belhi bir gün Mekke’de karşılaşırlar. Şakik-i Belhi o dönemlerde, tenha bir yerde inzivaya çekilmiş ve sürekli ibadet ve zikir ile meşgul imiş. Her hangi bir işle de meşgul değilmiş. İbrahim bin Edhem, Şakik-i Belhi’ye sormuş: – Ya Şakik seni bu duruma getirmeye sebep olan şey nedir? Şakik-i …

Devamı

İki alimin tartışması dergahta bitti…

Rivayete göre bir gün Buhara’da iki âlim bir mesele hakkında ihtilafa düşerek bir türlü anlaşamazlar. Sonunda hem zahir, hem batın ilmine sahip zü’l-cenâhayn (çift kanatlı) bir âlim olarak çözebileceği düşüncesiyle Muhammed Pârisâ kuddise sirruhû hazretlerine giderek durumu arz ederler. Pârisâ hazretleri, problemi dinlemeden önce onlara dergahlarında bir hafta kalmalarını teklif …

Devamı

Sizin Kaç İbriğiniz Var?

Anlatıldığına göre Muhyiddin Arabi Hazretleri gençlik yıllarındayken, Bağdat’ta bir işi olması sebebiyle uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk esnasında bir dere kenarında balık tutmaya çalışan derviş kılıklı bir adama rastlar, adama yaklaşır ve selam verir! Ne yaptığını sorar! Adam: – Ben gördüğün şu sazdan yapılmış kulübede yaşıyorum, geçimim içinde her …

Devamı