Ana Sayfa / İyi Haberler / İstikamet Yazıları

İstikamet Yazıları

Besmelesiz Eğitim

Ey eğitimini sonsuz âlemle birleştirmeyen anlayış; bunca insanın sonuca varamadan, kaynayan denize dökülmesinin hesabını nasıl ödeyeceksin? “Muallim / öğretmen kime denir?” “Sınıfa abdestsiz girmeyen ve derse Besmele ile başlayan insana muallim/ öğretmen denir!” Bu girişim bazı okuyucularıma tuhaf gelebilir; çünkü bugünkü eğitim sisteminin böyle bir tutumu, böyle bir derdi olmadığından, …

Devamı

Ezan yalnızca ezan değildir!

Ezan duyulduğunda cümlelerinin aynen tekrarlanması gerekir. “Peygamber Efendimiz, ezanı duyduğunda önce sükût eder, dinlerdi. Sonra da; ‘Kim ki müezzinin söylediği şeylere kesin olarak iman eder ve kendisi de aynısını tekrarlarsa cennete girecektir.’ buyururdu.1.” Zaten risaletin başından beri “La ilahe illallah deyin kurtulun”2 müjdesini veriyordu ki bu müjdelerin en yoğun olduğu cümleler ezandadır. …

Devamı

Kur’an’da Münafık Karakterinin Özellikleri

Mekke Dönemi’nde olmadığı hâlde, Medine Dönemi’nde özellikle cihadın mukatele boyutunun farz kılınmasıyla ortaya çıkan bu sapık grubun çıkış nedenlerini Kur’an-ı Kerim merkezli olarak şu başlıklar hâlinde ortaya koyabiliriz: 1. Menfaatperestlik Medine’de mü’minlerin sayıca az olduğunu gören Abdullah bin Übeyy ve arkadaşları şartların aleyhlerine dönmesinden endişe etmişler ve her iki tarafı …

Devamı

Güçlüyken yanımızda olan münafıklara dikkat!

Kur’an-ı Kerim, Medeni surelerde münafıklıktan sakınmanın önemi ve nifak ehlinin vasıfları üzerinde çok durmuştur. Özellikle; Bakara, Âl-i İmran (Uhud savaşı sahnelerinde), Nisa, Enfal, Tevbe ve Münafikûn surelerinde onlardan sıkça bahsetmiştir. Tevbe Suresi’nde münafıkların sıfatları ve rezaletleri ayrıntılı olarak ortaya konduğu için bu sureye “Münafıkların çirkinliklerini açığa çıkaran” anlamında Sure-i Fadâha …

Devamı

Hadis ve Sünnet İnkarcıları Ne Yapmaya Çalışıyor?

Hadisin- sünnetin delil ve bağlayıcı olması üzerinde biraz daha yoğun durmamızın nedeni, bazı kimselerin güya Kur’an’ı delil kabul edip sünneti cahilane bir üslupla delil kabul etmemelerinden kaynaklanmaktadır. Hazreti Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem’in, Kur’an-ı Kerim’i açıklayıcı konumunu kabul etmeyip “Bize ayetler yeter” diyerek sünnetin fonksiyonunu reddetmek, hayatın ayrıntılarını rasyonaliteye bırakmak, içinde …

Devamı

Mağaraya Doğru 6/ Deizm Tehlikesi

Mağaraya Doğru 6/ Deizm Tehlikesi Günümüzde adeta bir mantar gibi yaygınlaşan “deizm” toplumda kendiliğinden oluşan türden bir mantar değildir. Sekülerizm ile paralel olarak ortaya çıkan liberal, demokratik ve laik ortamda türeme zemini bulan bir çeşit kültür mantarıdır. Onun üretimini yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar ise gerek medyası gerekse eğitim …

Devamı

Mağaraya Doğru 5/ Sekülerizm Tehlikesi

Mağaraya Doğru 5/ Sekülerizm Tehlikesi Batıl dinlerle mücadele etmek Cenab-ı Allah’ın bir emri ve peygamberlerin de en önemli sünnetlerindendir. Bundan dolayıdır ki Peygamberlerin takipçileri de tarih boyunca aynı mücadeleyi vermişlerdir. Hazreti Ebubekir radıyellahü anh hangi şuurdan dolayı Müseyleme ile mücadele etmişse İslam âlimleri de aynı şuurdan dolayı sapkın felsefelerle mücadele …

Devamı

Mağaraya Doğru 4/ İslam Adalet Bütünlüğü

Mağaraya Doğru 4/ İslam Adalet Bütünlüğü İslam’ın içtimaî gayelerinin en başında adaleti tesis etmek gelir. Tabiidir ki bu görevi İslam, Müslüman’a yüklemiştir. Adaletin sağlanması dediğimizde bunun ancak bir sistem ve organizasyon ile mümkün olacağı da kuşkusuzdur. Dolayısıyla bu sistemin kurulmasına öncülük etmek de Müslüman’a düşer. Bu bakımdan adaletin nerede olduğunu …

Devamı

Mağaraya Doğru 3/ Kitaplı Hukuk Sistemi

Mağaraya Doğru 3 / Kitaplı Hukuk Sistemi Kâinatın düzen koyucusu Cenab-ı Allah, düzenin ahengini sağlayacak üst referansların kendisinden alınmasını istemiştir. Yani yeryüzündeki uyumu ve düzeni sağlamak için, problemlerin çözümünde “halife” olarak yarattığı insanın bir üst değere müracaat etmesini uygun görmüştür. Bu üst değer Cenab-ı Allah’ın temel, tümel, değişmez prensipleridir. Biyolojik …

Devamı

Mağaraya Doğru 2/ Allah’la Barışık Düzen

Mesnevi’de anlatılan fil hikâyesinde, fil hakkında gözü kapalı yorum yapanların onu hortum veya dişten ibaret sandıkları anlatılır. Bugün birileri bu hikâyedekine benzer bir tavırla İslam’ın ne olduğu konusunda fikir yürütüyorlar. Onun “sistem” ve “hukuk” alanına bakan yönlerini görmezden gelerek, onu salt ahlak öğretisi olarak göstermeye çalışıyorlar. Böylece “işine geldiği kadarına …

Devamı