Ana Sayfa / Örnek Şahsiyetler / İslam Alimleri

İslam Alimleri

Ali Küçük Hoca rahmetle anılır

Konya Yüksek İslam Enstitüsü mezunu değerli ilim adamı Ali Küçük hocamız 5 Kasım’da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Hocamızı 6 Kasım 2017 tarihinde Pazartesi günü Sultan Selim Camii’nde ikindi namazından sonra İlahiyat Fakültemizin emekli hocalarından Dr. Mehmet Bakırcı hocanın kıldırdığı cenaze namazına müteakip üçler mezarlığında toprağa verdik. Yüce Rabbim gani gani rahmet …

Devamı

Gönenli Mehmed Efendi’nin vaaz metodu

Asıl ismi Mehmet Öğütçü olup 1901’de Gönen’de doğmuş, onun için halk arasında Gönenli Mehmet Efendi diye tanınmıştır. 1920’li yıllarda İstanbul’a gelmiş, 1954- 1982 tarihlerinde Sultan Ahmet Camii’nde İmam- Hatip olarak görev yapmıştır. Çok yönlü bir din âlimi ve hizmet adamı olan Gönenli Mehmet Efendi’nin hiç ihmal etmediği görevlerinden biri de …

Devamı

Sultanlara Eğilmeyen Alim Sûyûti

Suyûtî, Şam ve Hicaz’a kadar nüfuz sahibi olan siyasal olarak son demlerini yaşayan ve Memluk saltanatının merkezi olan Mısır’da yaşamıştır. Bu devlet, Yavuz Sultan Selim’in 922-23/1516-17 tarihinde Mısır’a girmesiyle son bulmuştur. Suyûtî, Memlûk sultanlarından on üç tanesi ile aynı dönemde yaşamıştır. Onun yaşadığı Burcî Memlukler dönemi, Mısır siyasal yönetim tarihinin …

Devamı

Asil Bir Alim İmam-ı Birgivi

Birgili Mehmet Efendi hicri 929 Cemaziyelevvel’in 10. günü olan Cuma günü (27 Mart 1523) Balıkesir’de dünyaya gelmiştir. Dedesi Balıkesir‘in Kepsüt nahiyesinin Bekteşler köyünde oturan İskender Efendidir. Babası zaviye ashabından alim bir zat olan Pir Ali Balıkesir’de bir medresede müderrislik vazifesi yapıyordu. Pir Ali’nin kabri Balıkesir’de olup civar halk tarafından ziyaret …

Devamı

Ebu’l-Hasen en-Nedvi bir güneşti

Dünyamızı aydınlatan güneş bir gün battığında insanlık nasıl hayretler içinde kalacak, büyük bir üzüntü duyacaksa bu gün de İslam dünyası büyük bir fikir ve aksiyon insanını, Ebu’l-Hasen en-Nedvi’yi kaybetmenin üzüntüsünü yaşamaktadır. Bir güneşti O, sadece İslam dünyasının değil, bütün insanlık dünyasının semasını ziyalandıran bir güneşti. Güneş insanların maddi dünyalarını aydınlatıyorsa …

Devamı

Rabbani alim Abdulfettah Ebu Ğudde

Hazreti Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem Efendimizin: “Ümmetimden kıyamete kadar hak üzere sebat eden ve mu­halefet edenlerin kendilerine zarar veremeyeceği bir grup daima var olacaktır” (1) “Bu ilmi, her kuşağın adil olanları devralacaktır. Bunlar, aşırıların tahrifatını, batıl ehlinin ona sızarak yapacağı tahribi ve cahil kimselerin te­villerini ondan (İslâm dininden) uzak …

Devamı

Halil Es Siirdi çok yönlü bir alimdi

Molla Halil, Bitlis’in Hizan ilçesinin Süttaşı (Gulpîk) köyünde 1164/1750 tarihinde doğdu. İlk hocası ilmihal bilgilerini aldığı babası Molla Hüseyin’dir. Nesebi Hazreti Ömer’e ulaşan Molla Hüseyin, çocuğunda bulunan üstün kabiliyeti fark etmede gecikmemiştir. Molla Hüseyin çocuğunu Gülpik’te kendisinin de hocası olan Sofi Hüseyin el-Karasevi’ye teslim etmiş ve oğlu bir sene içinde …

Devamı

Kendi dilinden Mehmet Yalar hocamız

Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, Nisan 2010 sayısında günümüzün kıymetli alimlerinden Prof. Dr Mehmet Yalar hocamız ile klasik medrese eğitim serüveni üzerine çok güzel bir söyleşi yapmış. Sizler için bu söyleşiden kısa bir özet derledik. Bismillahir Rahmanir Rahim. 1949 veya 1950 yılında Diyarbakır’ın Mermer nahiyesinde doğdum ve 14-15 yaşına gelinceye kadar …

Devamı

Üstad Mehmet Yalar’ı tanımanızı çok isterim

Prof. Dr. Mehmet Yalar Hocamız gönülden iletişim kurduğumuz, sohbetler ettiğimiz çok değerli bir isim. Onun hakkında ne zaman ki güzel bir cümle kursam, mahviyet ve mahcubiyet duyduğunu hissederim. Elmas kıymetinde bir utangaçlık haliyle mukabele eder ve “Allah ayağımızı kaydırmasın” veya “Allah utandırmasın” gibi bir temennide bulunur. “Ben oldum, piştim, tamam …

Devamı

Şehid Seyyid Kutup Unutulmaz

1970’li yılların başında öğretmen okulunda okuyorduk. Allah demek yasak değil, ama ayıptı aramızda. Okulda “Evrim Teorisi”yle beynimiz yıkanırken, dışarıda da “seküler- modern” bir hayat adeta zihnimize dayatılıyordu. Korkunç bir kimlik bunalımına sürükleniyorduk. Ailemizden almış olduğumuz İslami terbiye, yaşadığımız sorunları karşılayabilecek güçte değildi. 1972 yılı başlarıydı. Üstad Necip Fazıl’ı tanımamla ona …

Devamı