Ana Sayfa / Yazarlar / Osman Gülşen

Osman Gülşen

Yazarımız Osman Gülşen’in yazı arşividir

Hoca camide değil her yerde olmalı

Hani derler ya; “Bir hayatın içinde acılar, üzüntüler, hayal kırıklığı ve başarısızlık yoksa o hayattan bir başarı çıkmaz” diye. Bu söze ben aynen katılıyorum. İstenmeyen bütün bu olumsuz durumlar hayatın olmazsa olmazlarıdır. Kimse imtihansız bir hayat beklemesin! Ne zaman ki kabir kapısından girilir, o zaman imtihan biter. Önemli olan tam …

Devamı

Abdulmetin Balkanlıoğlu Hocam da gelmişti

Boyabat’ta başarmakta zorlandığım ama hiç bir zaman da vaz geçmeyeceğim ideallerimi acaba İstanbul’da hayata geçirebilecek miydim? Vazifeli olduğum Fatih –Şehremini Şeyh Raşid camiini bir ilim ve kültür merkezi haline getirebilecek miydim? Bunun için gayret ediyordum. İlahiyatçı, yazar, müftü ve çeşitli branşlardan ilim adamlarını ayda bir kere camimize çağırıyor onlara vaaz …

Devamı

Sapı bizden de onun için üzülüyoruz…

Sene 1994’ün mayısıydı… Boyabat’takı imam-hatiplik vazifemi bitirmiş, Peygamber Efendimiz’in müjdesine nail olmuş Kutlu Şehir İstanbul’a hem de ilmin merkezi Fatih’e gelmiştim. Büyük kızım ilkokul ikinci sınıfa gidiyor, küçük kızım ise henüz dört yaşında idi. Şehremini Şeyh Raşit Camii’ndeki görevime büyük bir aşkla başlamıştım. Camideki ilk işim caminin içinde olan kuyu …

Devamı

Ölüm var hacım!

Ölüm var hacım! Herkes ölüp gidiyor hacım, bir sen mi kalacaksın? Ha bir gün fazla, ha iki gün az yaşayacaksın. Ateşte kül, toprakta gül olacaksın. Mühim olan, yasarken insan olup olmadığın. Her canlının takdir edilmiş bir ömrü vardır. Kimininki bahar kimininki kış çağındadır. Çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık hızla birbirini kovalar. …

Devamı

Tayyip Bey namaz kıldırdı, müftü nakil aldırdı

Yeni nesiller bilmezler, eskiden kim müslümanlık için güzel bir şeyler yapsa mutlaka büyük bir sıkıntıya uğratılır, çileler çektirilirdi. Cuntacı ve dinziz zihniyet merhum Necmeddin Erbakan hocamız ve onun görüşlerini temsil edenlere gıcık giderdi. Merhum Erbakan hocamızın başına gelenler pişmiş tavuğuş başına gelmemişti. Muhterem Şevki Yılmaz hocamız öz yurdunda horlanmıştı. Sayın …

Devamı

Timurtaş Hoca göbeğini şöyle bir salladı ve…

Seksenli doksanlı yıllarda bizim cenahta çok sevilen sayılan bir hocaefendi vardı. Eleden ele dolaşan ateşli vaaz kasetleri çok meşhurdu. Halkın şuurlanmasında hakikaten çok katkısı olan bu güzel hocamız, İstanbul vaizi Rahmetli Timurtaş Uçar hocaefendidir. Eminönü Yeni Cami ve Fatih Şehzadebaşı Camii‘nde müthiş vaazları olurdu. Bu  vaazların özellikle gençlik üzerinde ciddi …

Devamı

Beni görünce çil cücüğü gibi dağıldılar

Eskiden köylerimizde bazı kötü adetler olurdu. Mesela yaygın bir şekilde kumar oynanırdı. Belki sizler de duymuştursunuz, eskiden köylerde nasıl kumar oynandığına dair anlatılanları. Bir yılın hasadını kumar masasında bırakıp da evine çulsuz dönenlerin acınacak hallerini çok dinlemişimdir. Şimdilerde köylerimizde belki hala da kumar oynanan yerler vardır ama yine de eskiye …

Devamı

Hocam caminizde yuvarlanabilir miyim?

Çocuklarımızın camide halının üstünde yuvarlanmasının, mihrapta oynamasının, minbere çıkmasının hiçbir sakıncası yoktur. Tam tersi, bütün bunları çocuk camide yapabilmelidir. Onları görenler de bunu hoş karşılamalıdır. Çünkü cami çocuğun ikinci bir evidir. Çocuğun fıtratı oynamak olduğu için, çocuk her yerde oyun oynamak ister. Ona bazı şeyleri de oynatırken öğretirsiniz. Bunun dinen …

Devamı

O vaazı veren benim oğlumdu!

Boyabat İmam Hatip Lisesi’ndeyken bir hocamız; “Evladım, bulunduğunuz gorevin yahut yaptığınız vazifenin hakkını verin” demişti bizlere… Bu söz öylesine benliğimde yer etti ki hayatımın her döneminde canla başla çalışıp islam adına birşeyler yapmalıyım diye düşündüm. Bu düşünceyle bilhassa gençlik çağımda kendimi daha fazla geliştirip insanlara Allah’ın dinini en güzel şekilde …

Devamı

Enver Baytan hocayı bakın nasıl dolandırmışlar

İlim dünyasında derin izler bırakan nice büyük alimler vardır ki insanlara faydalı olmak, onlara rehberlik etmek ve bu sayede Allah’ın rızasına nail olmak istemişlerdir. Kimileri en zor şartlar altında, kimileri zindanlarda, kimileri sürgünlerde eserlerini yazmak durumunda kalmıştır. Gözümüzü ve günümüzü aydınlatan bu eserler, o güzel insanların gece gündüz demeden gayretleri …

Devamı