Ana Sayfa / Din Kültürü / Peygamberimiz Asiye ismini neden değiştirdi?

Peygamberimiz Asiye ismini neden değiştirdi?

peygamberimiz-asiye-ismini-neden-degistirdi

İsminin, bir insan üzerinde bırakacağı tesir elbette ki inkar edilemez. Bu tesiri küçümsemek de aklı başında olan birinin yapabileceği davranış olamaz. Bu alanda gösterilecek ihmal de basite alınamaz.

İsim, sahibi olan insanla bir ömür boyu bütünleşir. Kendisini tanıyanlarca, o kişi görülünce ismi, ismi duyulunca da o kişi zihinlerde canlanacaktır. Bu yüzden de çocuğa konan ve bir ömür boyu onunla bütünleşeceği bilinen, hatta ölümünden sonra bile varlığını sürdürecek olan, kıyamet gününde de huzura onunla çağırılacağı ismin güzel ve hayırlı olması gerekir.

Allah Rasûlü sallellahü aleyhi ve sellem: “Siz, kıyâmet günü isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. Onun için güzel isimler koyun,” (1) buyurmuştur.

dr-serafeddin-kalay-din-kulturu-atolyesiİsim değiştirmiştir

Tabiî âlimlerinden Saîd İbn Müseyyib babasından o da dedesi Hazn İbn Ebî Vehb radiyellahü anh’den rivâyet ettiğine göre; Allah Rasûlü sallellahü aleyhi ve sellem ona; “Adın ne?” diye sormuş, o da; “Hazn” diye cevap vermiştir.

(“Hazn dağlık, tepelik, yüksek ve sarp mekan” demektir. Bunun üzerine Allah Rasûlü onun ismini değitirmek istemiş ve kendisine;)

Sen artık “Sehl”sin” buyurmuştur.

(Sehl, ova, düz ve yumşak yapılı mekan” demektir. Sa‘îd’in dedesi bu isimlendirmeyi kabul etmememiş ve;)

“Ben babamın bana koyduğu ismi değiştirmem” demiştir.

Ebu Davud’un naklettiği rivayette de “Ova çiğnenir, seviyesi düşük görülür” diye cevap verdiği yer alır..

Bu hadisi nakleden ve Hazn’in torunu olan Sa’îd İbn Müseyyib (2) rahmetullahi aleyh; “O günden bu güne kadar aramızda zorluk, sarplık ve sertlik eksik olmamıştır,” der. (3)

Âsiye adını değiştirdialimler-basimizin-tacidir

Abdullah İbn Ömer radiyellahü anh anlatıyor:

“Rasûlullah sallellahü aleyhi ve sellem ‘Âsiye’nin adını değitirdi. Ona; “-Sen Cemîle’sin” dedi. (4)

Bir başka rivayette; “Hz. Ömer’in bir kızı vardı. Ona Âsiye denirdi. Rasûlullah sallellahü aleyhi ve sellem onu Cemîle diye isimlendirdi.” diye anlatır. (5)

‘Âsiye, isyankâr, isyan eden, karşı gelen kadın demektir. Allah Rasûlü sallellahü aleyhi ve sellem bu mânâdaki bir ismi uygun görmemiştir.

Ülkemizde kullanılan ve oldukça yaygın olan “Asiye” ismi, bu kelimeden değil, Firavun’un mü’mine hanımı olan ve bir çok eza ve cefaya karşı imanında sebat gösteren “Âsiye”den gelmektedir. Âsiye Kur’ân-ı Kerîm’de zikri geçen, en fazîletli dört kadından biri sayılır. İşkenceler altında bile metanetini kaybetmemiş, Rabbine sığınmış; “Rabbim bana katında, Cennet’te ev yap! Beni Firavun’dan, amellerinden, zâlim topluluktan kurtar!” (6) diye duâ etmiş, dünya hayatını, zinet ve şatafatını, ebedî hayata tercih etmemiş bir mü’minedir. Cennetle müjdelenen ve sonraki nesillere örnek gösterilen sâliha bir kadındır.

Onun isminin yazılışı (آسـية) şeklinde “elif, sin, ye” ve “kapalı te” iledir. Rasûlullah’ın  değiştirdiği isim ise, (عاصـية) şeklinde “ayn, sad, ye” ve “kapalı te” ile yazılır. Dolayısı ile iki isim birbirinden farklıdır.

Asr-i-saadette-cocukİddialı isimler yanlış

Rasûlullah sallellahü aleyhi ve sellem mânâ açısından uygun olmayan veya oldukça iddialı denebilecek daha birçok ismi değiştirmiş, yerine mânâsı güzel, İslâm ahlak ve akîdesine uygun isimler koymuştur. Güzel isimler konulmasına da teşvik etmiştir.

Kaynaklarda Abdurrahman İbn Avf’ın radıyellahü anh’ın câhiliyedeki isminin “Abdülamr” veya “Abdülka‘be” olduğu, Rasûlullah sallellahü aleyhi ve sellem tarafından “Abdurrahman” olarak değiştirildiği nakledilir. (7)

Zeydü’l-Hayl’in adını Zeydü’l-Hayr olarak değiştirdiği bilinir. (8)

Abdullah İbn Ömer radıyellahü anh’den gelen bir rivâyette Rasûlullahsallellahü aleyhi ve sellem Efendimiz; “Allah’ın en çok sevdiği isimler, Abdullah ve Abdurrahman’dır,”  buyurmuştur. (9)

Hadis kitaplarında Allah Rasûlü’nün koyduğu ve değiştirdiği isimlerle ilgili ana başlıklar, bu başlıklar altında bir çok rivâyet ve bilgi vardır. Bu da konunun ayrıca ehemmiyetini gösterir.

Dr. M. Şerafeddin Kalay/ DinKulturuAtolyesi.com

din-kulturu- atolyesi

DİPNOTLAR

1. Sünen-i Ebî Davud, Edeb (5/ 236) Hadisi Ebudderdâ’dan nakleden Abdullah İbn Zekeriyya sika (güvenilir) ve ibadet ehli bir insandır. Ancak Ebudderdâ’ya yetişememiş, ondan hadis duymamıştır. Bu sebeple hadisin senedinde inkıta’ (kopukluk) vardır. Ondan nakleden insanlar da güvenilir kimselerdir. Hadisi İbn Hibbân da sahihinde nakleder. (Câmiu’l-Usûl 7/ 357)

2. Sa‘îd İbn Müseyyib rahmetullahi aleyh, Hz. Ömer radıyellahu anh’ın hılâfetinin ikinci yılında dünyaya gelmiş, Hicrî 94 (M. 713) yılında vefat etmiştir. Tabiî âlimlerinin önde gelenlerindendir. Medîne fakihi olarak bilinen yedi fakihten biridir. Hadis ve fıkıh ilimlerinde zirve bir âlim olduğu gibi zühd, vera ve takvâda da gıpta edilecek bir insandır.

Babası Müseyyib, Hudeybiye’de ağaç altında Rasûlullah’a biat edenlerdendir. Dedesi Hazn ise câhiliye devrinde Kureyş eşrafındandır. Hicretten sonraki yıllarda müslüman olup Medîne’ye hicret edenlerdendir. İbn Hacer el-İsâbe’de onun Mekke’nin fethinde müslüman olduğunu söyler. (El-İsâbe 1/ 325, Umdetü’l-Kârî 18/ 259, el-A‘lâm 3/ 102).

3. Sahih-i Buhârî, Edeb (18/ 259-261), Sünen-i Ebî Davud, Edeb (5/ 241).

4.  Sahih-i Müslim, Edeb (3/ 1686), Sünen-i Ebî Davud, Edeb (5/ 238-239).

5. Sahih-i Müslim, Edeb (3/ 1687).

6.  Bak: Tahrîm Sûresi (66),  Âyet: 11.

7. El-İstî‘âb (2/ 393), el-İsâbe (2/ 416).

8. İsim değişikliği ve sahâbî hakkında bilgi için bak: Peygamber Dostları, ÖRNEK NESİL (s. 73-83)

9. Sahih-i Müslim, Edeb (3/ 1682), Sünen-i Ebî Davud, Edeb (5/ 236)

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

Hoca camide değil her yerde olmalı

Hani derler ya; “Bir hayatın içinde acılar, üzüntüler, hayal kırıklığı ve başarısızlık yoksa o hayattan …

Bir yorum

  1. bence hişte öyle değil bikere asiye hz isayı büyütü denizden çıkardıııııı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir