Ana Sayfa / Değerler Eğitimi / Anılar Geçidi / Tesettürü Hafife Alan Kadının Hazin Sonu

Tesettürü Hafife Alan Kadının Hazin Sonu

tesetturu-hafife-alan-kadinin-hazin-sonu

Bir gün öğle namazını kıldıktan sonra camiye kravatlı bir adam geldi:

– Kadın cenazemiz var, buradan kaldıracağız, ikindi vakti bir sala verir misiniz? dedi.

– Tabi, dedim.

İkindi vakti oldu, cenazeyi getirdiler. O zamanlar böyle cenaze arabaları yoktu. Ortaköy mezarlığına omuzlarımızda götürdük. Cenazeyi gömdük, herkes taziyede bulundu, gitti.

Bir ben, bir o kravatlı adam, iki de mezar işçisi orada kaldık. Euzü besmele çektim, dua okuyacaktım, yer bir sallandı böyle!..

Ben gencecik imamdım, ayakta duramayıp düşecektim neredeyse…

Sonra kabrin içinden acı bir ses çıktı.

Sanki etlerini koparıyorlar, öyle bir acı sesti.

Cenaze sahibi adam dedi ki:

– Bu sallantı zelzele olabilir, peki bu ses ne oluyor?

Sonra da şöyle devam etti sözlerine:

– Biz bunu morgdan aldık, acaba bayıldı da öldü diye getirdik mi? dedi.

İşçilere mezarı açmalarını söyledi.

– Açamayız, Ancak savcılıktan izin kâğıdı olursa açabiliriz, dediler. Adam:

– Evladım ben emekli hakimim, bütün sorumluluğu üstüme alıyorum, aç bakalım, dedi.

Mezarı açtılar. Baş tarafını açtık, bir de ne görelim, yüzü simsiyah kömür gibi olmuş. Saç filan kalmamış, kömür kesmiş.

ali-yildirim-din-kulturu-atolyesiAdam hayretler içinde benim yüzüme baktı. Ben de:

– Bu kadın ne günah işlemiş? Bu herkese olmaz, kesin çok büyük bir şirk var bu işin içinde, dedim. Adam bana dedi ki:

– Bizim hanım ben hâkim olduğum için saçını kapamazdı, açık gezerdi. O yıllarda bu konuda sıkıntı vardı. Ben emekli olunca ona başını kapa demiştim. O da bana: Müslümanlık baş kapatmayla oluyorsa böyle Müslümanlık olmaz olsun, demişti.

Bu olaydan sonra Süleymaniye’ye İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen Efendi’nin yanına gidip ona bu olayı anlattım. Bana ‘molla’ derdi o da… Dedi ki:

– Molla, Ramazan’da kızlarımıza anlat bu olayı, ibret alsınlar.

Ben de bunu her yerde anlatıyorum.

Tabi ben kimsenin örtüsüne karışamam. Ben de o salahiyet yok. Ben sadece başımdan geçen bu hadiseyi anlatıyorum. İsteyen ibret alsın, isteyen almasın. Ama kimsenin bunda kuşkusu olmasın, bunu aynen böylece yaşadım…

Ben o vaziyeti gördüm, bir de şimdiki sokaklardaki hali görüyorum, Ne olacak bu milletin hali diye üzülüyorum.

Ali Yıldırım/ DinKulturuAtolyesi.com

anilar-gecidi

ANILARLA DEĞERLER EĞİTİMİ

Konu: Tesettürü hafife alan kadının sonu

Değer Dizisi: Tessettüre Hürmet

Alınan Ders: Tesettür, Cenab-ı Allah’ın bütün emir ve buyrukları gibi hürmeti gerektirmektedir. Bir Müslümanın yüce dinimizin en ufak bir emrine dahi muhalefet etmesi, onu hafife alması düşünülemez. Bu durum Allah muhafaza insanın imanı yok eder. Her Müslümanın demesi gerektir ki: “Bir konuda Rabbi’mizin ve onun yüce peygamberinin bir emri varsa o bizim tartışılmazdır.” Bunu hem kendimiz söyleyebilmeliyiz hem de çocuklarımızı bunu söyleyebilecek bir ahlakla yetiştirmeliyiz.

 

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

Gönenli Mehmet Hocamız kabadayı mıydı?

İmam Hatip Lisesinde okuduğum yıllarda, yazları Fatih Çarşamba’daki Kur’an kursunda Arapça ve Kur’an-ı Kerim dersleri almaya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir