Ana Sayfa / Çocuk Terbiyesi / Altın Öğütler / Aydoldu’nun Hükümdar Gündoğdu’ya Mektubu

Aydoldu’nun Hükümdar Gündoğdu’ya Mektubu

Kâğıt kalem istedi. Allah’ın adı ile başlayarak bir mektup yazdı.

Yaratan, yetiştiren, göçüren Rabbim ki, yarattığı milyonlarca, sayısız mahlûkun hepsine rızk verir, hiçbirini aç bırakmaz. Her şeye ve herkese hükmünü geçirir, hiçbir yardımcıya ve desteğe ihtiyacı yoktur. Dilerse yaratır. Ol dediği hemen oluverir. Yaptıkları hep kendi isteği ile meydana gelmiştir. Sayısız yaratıkları ölüm için yarattı. Canlı olan her şey ölümlüdür. Yalnız kendisi için ölüm yoktur. Rabbim, benden Sevgili Peygambere, devamlı olarak binlerce selâm ulaştırsın. O Sevgili Peygamber’in yakınlarına ve mübarek ashabına da sonsuz selâmlarımı ulaştırsın.

Ey devletli hükümdarım, ömrün uzun, saltanatın daim olsun. Ben senin aciz bir vezirin idim. Bana, makam verdin, rütbe verdin. Yetki verdin. Sayısız bağış ve ihsanda bulundun. Çok çok iyilik ettin. Ama ben sana karşı vazifemi tam olarak yapamadan bu dünyadan göçüyorum. Senin bunca iyiliğine karşılık ben de size bir öğüt ve vasiyet yazıp bırakıyorum. Bu yazdıklarımın içten olduğunu bil ve bunlara uy. Samimî olan insanın sözü tutulur. Çünkü insanlığın başı bu samimiyettedir. Dostların en iyisi samimi olandır. Ben sana sadakatle bağlı idim, onun için benim şu sözlerimi tut ve ona göre hareket et.

Bak bana, ölüm karşıma çıktı. Bana şimdi vaktinde yerine getirilmiş olan ibadetler lâzım oldu. Toplamış olduğum bütün malım mülküm, param pulum ve hazinem olduğu gibi kaldı. Ancak benim peşimden gelen, bunların hesabını vermek oldu. Şimdi çok pişmanım, ancak merhameti bol Rabbimin rahmetinden başka ümidim kalmadı.

İşte ben ölüp gidiyorum. Yarın sen de muhakkak benim peşimden geleceksin. Ölüm pusuda yatan bir avcı gibi insanın karşısına ansızın çıkar. Ne kadar kaçarsan kaç, ölüm muhakkak yakalayacaktır. Ne kadar uzun yaşarsan yaşa sonunda yine ölüm seni alıp götürecektir. Hani kim ölümden kurtulmuştur?

Ölüm vakti gelmeden uyan, ölüme hazırlan; bildiklerin uygula, işini düzene sok. Hayatta iken Allah’ın emirleri yerine getir, ibadet et. İbadette gayretli ol, günahtan çok sakın. Yarın öbür dünyada sana bu ibadetlerin faydası olacaktır. Öteki dünyada insanı iki yol bekler. Bunlar biri sağa doğru, diğeri sola doğrudur. Sağa giden kurtuluşa, sola giden azaba ulaşır.

Ey hükümdar, bu dünya bir tarladır. Ne ekersen, dünyada onu biçersin. Bu dünyada kendini ateşe atma. Bu dünya ve devlet seni aldatmasın. Nefsine hâkim ol. Heves ve arzuları için ömrünü harcayan kişi ömrünün sonunda pişmanlıktan başka bir şey elde edemez. Bedeninin isteklerine tabi olan kişi, nefsinin esiridir. Dünya acı su gibidir. İnsan bir türlü kanamaz, içtikçe içe Dünya bir seraptır, elini uzatırsan kaçar.

Bütün işlerinde doğruluk göster. Halka kanunu doğru ve dürüst uygulamalısın ki, kıyamet günü sevinenlerden olasın. Sen halkını kötülüklerden, belâdan, zulümden boru. İyilik yap; elinle, dilinle onları sevindir. Sağlığında iyi ol, kendine iyi dedir. Yöneticisi iyi olan ülkenin halkı da iyi olur. Malınla ve paranla hayır yap. Yedir, içir, giydir. Cömert ol, cömerdin adı ebedî kalıcılardandır. Göç yükünü önceden gönder.

Fazla gurur ve kibre kapılma. İyileri kendine yakın tut, kötülerden uzak dur. Hırslı kişilere iş buyurma. Nankörlere dikkat et. Başkasının malını gasp etme. Yok yere kan dökme. Ölüm döşeğinde insan bu iki günah yüzünden perişan olur.

İşinde öfkeli olma. Öfkeli beylerin ülkesi de saltanatı da zarar görür. İnsanlara kaba söz söyleme. Kaba söz yakıcı bir alevdir.

Dünya malına ve mülküne fazla güvenme. Dünyalık toplamak için fazla gayret gösterme. Seni nefsanî zevklerinle avutan bedenin sonunda kara toprağa girecektir. Bunları düşün ve ölümüne hazırlan.

Her işinde Allah’tan yardım dile. Bil ki sana ancak Allah’tan yardım gelebilir. İyi ve kötü ne gelirse Allah’tandır. Kazaya boyun eğ. Kadere razı ol. Sakın kötü söyleme.

Eğer iki dünyada da mutluluk ve kurtuluş dilersen, harama karışma, zulüm etme, kan dökme, düşmanlık besleme, kin gütme, şarap içme, bozgunculuk yapma. Bunlar insana ve devlete, millete ve saltanata mutlaka zarar verir. Adaletten ayrılma. Halkını gözetmekte ihmal gösterme, tedbirli ol.

Eğer saltanatının sürekli olmasını istiyorsan şu birkaç şeyi yerine getir: Adaletle iş görmeye gayret et. Zulüm etme. Yalnız Allah’a kul ol, ibadet et. Gaflet içinde bulunma, sürekli dikkat kesil, uyanık ol. Başkalarının iftirasına uğramamaya bak. Çok hevesli ve çok öfkeli iş yapma. Her iki halde de sabretmesini bil, dişini sık.

Bütün iyilere saygılı ol, onlara yer ver ve makam ver. Kötülere yüz verme, kapına dahi yaklaştırma. Kötü hareketleri benimseme.

İyi yasalar düzenle. İyi yasalar düzenleyen kendi adını ve devletini kökleştirmiş sayılır. Kötü yasa koyan yönetici daha hayatta iken ölmüş demektir. Bu kanunlarla devlet yönetilmez. Kötü teamül yerleştirme. Kim yönetimdeyken kötü teamül koyarsa kendisinden sonrakilere kötü bir ad bırakmış olur. Dikkat et, kendini şaşırma, aslını unutma.

Biri ölünce ondan yakınlarına miras, sevdiklerine vasiyet kalır. Benim en yakınım ve en sevdiğim kişi sensin. Mirasımı sana bırakıyorum. Mirasların en güzeli ise güzel söylenmiş bir sözdür, vasiyettir. Vasiyeti yerine getirmenin büyük yararı vardır. Ben sana yardımcı olacak şeyleri yazıp bıraktım. Beni hatırla ve bu sözlerimi hiçbir zaman unutma.

Bu vasiyetim ile ben sana olan borcumu ödedim. Bana gösterdiğin yakınlığın ve yapmış olduğun ihsanların karşılığını verdim.

Allah sana iyilikler yapman için yardımcı olsun. Ömrünü sağlık ve esenlik içinde geçir. Ömrün bereketli olsun.

Ey hükümdar, ben bu dünyadan göçüyorum. oğlum bensiz kalıyor. Onu daha yeterince eğitememiş, yetiştirememiştim. Oğlumu, dilediğini yanar ateşin içinde de olsa koruyan Allah’a emanet ediyorum. Allah, her şeye bir sebep yaratır, iyi ve kötü ne varsa hepsini o nasip eder.

Çocukların iyi ve kötü olmalarının sebebi de anne ve babalarıdır. İşte onun babası olarak ben bugün göç edip gidiyorum. Oğlum küçük yaşta öksüz ve yetim kalıyor. Senden dileğim ona göz kulak olman, iyi bir eğitim vermendir. Eğer bu vezirinin senin üzerinde biraz hakkı varsa oğlumu gözet ve onu iyi yola sevk et. Gözden uzak tutma, onu bilgi ve erdem ile süsle. Ülkeye yararlı biri olsun. Davranışları uygun, disiplinli ve iyi ahlâk sahibi olsun. Bilgi ve beceri kazansın. Serbest bırakıp da kötü davranışlar kazanmasına meydan
vermeyiniz. Çok sıkı bir eğitim altında yetişirse sonunda kendisi bahtiyar olur.

Kaynak: Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacib, Hazırlayan Yaşar Çağbayır, TDV Yayınları, s.81-85

DinKulturuAtolyesi.com

 

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

Hâris El Muhâsibi’nin 10 Altın Öğüdü

Hâris El Muhâsibi’nin şu sözleri ne ibret vericidir: “Nefsini hesaba çeken muhasebe ehlinin belli nitelikleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir