Ana Sayfa / Örnek Şahsiyetler / Gönül Dünyamız / Hayrettin Karaman hocamızla bir anım

Hayrettin Karaman hocamızla bir anım

Muhterem Hayrettin Karaman hocam ile ilgili yirmi iki yıl önceki bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Hocamın ellerinden öperim.

Türkiye’nin uzun engeller atlatığı, Müslümanların nisbeten kenetlenerek ortak tepkiler verdiği günlerden birinde; 11 Mayıs 1997 ‘’İmam Hatibime Dokunma’’ mitingi için Kocaeli Refah Partisi gençlik kollarıda işe koyulmuş ve üç gönüllüye organizasyon görevini vermişti. Bunlardan biriside bendeniz idi.

Yaklaşık yetmiş kadar otobüs temin edildi ve beş gün öncesinden başlayan çalışmalara, tüm gönüldaşlar canla başla katıldı. Mevcut tüm cemaatleri, vakıf ve dernekleri bilgilendirip, onlar da mitinge davet edildi. Çok başarılı bir organizasyon tertip edildi.

Beklenen gün geldiğinde çok heyecanlıydık. 11 Mayıs sabahı tüm otobüsler hınca hınç dolmuş, ayrıca bir çok kişi özel araçları ile katılım sağlamışlardı. Vazife teksimi yaptık, konvoyun en son otobüsüne görev aldım. Şoför mahallinde otobüsteki katılımcıları tekbirler, marşlar ve ezgilerle coşturuyordum. Bu tempoda bizim otobüs aheste aheste yol alırken şoför de tam gönül ehli bir Müslümandı ve o da yerinde duramıyor şevkle ve aşkla bize katılıyordu. Coşkulu bir yolculuk yapıyorduk bu şekilde…

Harem’e geldik otobüsü park ettikten sonra ekibimizle vapurla Sirkeci’ye geçtik. Vapurlar da otobüsler gibi tıklım tıklımdı. Sirkeci’ye varınca maşeri kalabalık bir çok koldan adete Sultanahmet Meydanı’na gürül gürül akıyordu… Biz de o kalabalığa girdik, tekbir ve sloganlarla meydana vardık… Yüzbinler meydanı tüm cadde ve sokakları doldurmuştu ve çok büyük bir coşku içindeydi. Ben gençlik gayret ve heyecanıyla konuşmacıların olduğu platforma kadar kalabalığa aldırmadan aralarından geçerek ulaştım.

Program başladı coşku doruktaydı, kalabalık adeta semavatı çınlatıyordu. Konuşmacılar arasında Muhterem Hayrettin Karaman Hocam da vardı. Hoca sözü aldı. Ben hocamın üç dört metre yakınındaydım. Hocam konuşuyor meydan şahlanıyordu… Ben ise avazım çıkarırcasına bağırıyordum. Bu durum hocamın dikkatini çekti, bana baktı ve eli ile gırtlağını gösterdi. Çok bağırma boğazın parçalayacaksın diye işaret etti. Ama ne mümkün ben bir kere kendimden geçmiş kendimi kontrol edemiyordum. Yine bağırırken bana baktı gülümsedi… Hocamın gülümsemesi iyice beni şımarttı, ben daha da dozu artırdım.

Sonunda hocam mikrofonu kenara aldı ve bana seslendi;  “Evladım yazık ses tellerine zarar vereceksin, itidalli ol” dedi. Bunun üzerine yavaşladım.
O gün coşku ve ümitle o mitingi bitirdik. Sonrasında yine otobüsümüze binerek aynı şekilde otobüstekileri coşturarak Kocaeli’ne döndük.

Ertesi sabah uyandığımda sesim çıkmıyordu. “Anne” diyorum annem beni duymuyordu. O halde işe gittim bir hafta konuştuklarım anlaşılmadı ve bu durumdan endişe etmeye başlamıştım. Tâbi aynı zamanda Muhterem Hocamı hatırlayıp kendi kendime; “Keşke hocayı dinleseydim” diyordum. Ama gençlik ve dava aşkıyla kendimi tutamamış hissiyatımın coşkunluğuyla kendimi yormuştum.

O zaman Hocam’ın nasihatiyle hizmet etmek için amelin az da olsa devamlı olanın makbuliyetinin farkına varıp, hem itidal ve istikametin önemini, ifrat ve tefritten uzak olarak vasat yolun sırat-ı mustakim olduğunu fiili bir dersle anlamış oldum.

Rabbimin bizlere istikamet ve itidal üzere bir ömür ihsan etmesini ve Hayrettin Hocam gibi hikmet sahibi ulemanın nasihatlerine kulak verip hayatımızda tatbikini ihsan eylesin amin.. Hocamı hayırla yad etmek için onlarca sebep ve hatıradan bir tanesini arz ettim, sürç-ü lisan ettiysem affola.

Taşkın Koçak/ DinKulturuAtolyesi.com

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

İhsan Şenocak Hoca’nın Es Sabuni Mülakatı

DR. İHSAN ŞENOCAK HOCANIN YAŞAYAN İSLAM ALİMLERİNDEN PROF. DR. MUHAMMED ALİ ES-SABUNİ HOCA İLE MÜLAKATI …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir