Ana Sayfa / Örnek Şahsiyetler

Örnek Şahsiyetler

Bu bölümde gençlerimizin ve çocuklarımızın ve bizlerin örnek alması gereken örnek ve abide şahsiyetlerle ilgili yazılara yer verilmektedir.

İÇLİ SES

Vahdet meyinin cur’asın, mâşuk elinden içmişem Ben dost kokusun almışam, misk-i hıtânı neylerem. Yunus Emre Âşık-ı sadıkların kaderi kanla yazılmıştı adeta… Dert vardı, hüzün vardı, ayrılık vardı, gurbet vardı ve sonunda belki de acı bir ölüm vardı. Zira çile zincirinin, peygamberlerden sonraki halkalarını evliyalar oluşturmaktaydı. “Aşk mıdır ki boynuma takıp …

Devamı

Hak aşığı bir bilge; Prof. Dr. Turgut Karabey

Aşk imiş her ne var ‘âlemde ‘İlm bir kîl u kâl imiş ancak Bayburt asıllı bir ailenin çocuğu olan Turgut Karabey; 07.08. 1944 tarihinde Erzurum’da doğdu. 1969 yılında Atatürk Üniversitesi, Fen- Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Erzincan Lisesi, Malatya Hekimhan Lisesi ve Erzurum Atatürk Lisesi’nde öğretmenlik …

Devamı

Kendi Dilinden İmam Süyûti

Suyûtî, Hüsnü’l-Muhâdara kitabında, kendisinden önceki hadis imamlarının da yaptığı gibi kendi hayatını geniş bir şekilde anlatmış, ismi, nesebi, yetişmesi, hocaları ve eserleri hakkında etraflıca bilgi vermiştir. Hüsnü’l-Muhâdara kitabında kendini tanıtırken: “Bu eserin müellifi: Abdurrahman b. El-Kemâl Ebû Bekr b. Muhammed b. Sâbkiddîn b. El Fahr Osman b. Nâziriddîn Muhammed b. …

Devamı

İşte bu teyze benim öğretmenim

Bu gördüğünüz teyze yaklaşık kırk iki yıldır görmediğim, ilkokul birinci sınıf öğretmenim Fatma Seven Hanım’dır. 1978 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesi Ördek köyünde merhum babamız imam iken ilkokula başlamış, öğretmenim de Fatma Seven Hanım olmuştu. Babamızın tayini sebebiyle de, yıl sonunda Ördek’ten taşınmıştık. Öğretmenimle alakalı olumsuz bir anı yoktu zihnimde. Belki …

Devamı

Seyyid AbdulMecid Geylani Efendi’nin ardından

Seyyid AbdulMecid Geylani Efendi’nin ardından muhakkak söylenecek, yazılacak çok şeyler vardır. Meselenin tafsilâtını ailesine, yakınlarına ve müridanına havale ederek on beş senelik tanışıklığımız, irtibatımız, muhabbet, hürmet ve vefamız iktizasınca hatırıma gelen birkaç noktayı yazmak istedim. Seyyid AbdulMecid Efendi hüsnü zan ve kanaatimizce inşaAllah “Âlimler,Peygamberlerin vârisleridirler” hadis-i şerifine masadak olan Rabbani …

Devamı

Bir İmam Hatip Sevdalısı İpek Hoca

İMAM HATİP OKULLARINA ADANAN BİR ÖMÜR İPEK HOCA (Hacı Hasan TÜRKMENOĞLU) Dini için hayatını vakfeden insanların ismini bizim gönlümüze nakşettiği için Alemlerin Rabbi olan yüce Allah’a -celle celalüh- hamd eder, onlardan bahsetmekle, Alemlerin Nuru Hazreti Muhammed Efendimiz’in -sallellahü aleyhi ve sellem- şefaatini umarım. İmam Hatip okullarının açılışında, zerre kadar emeği geçip vefat edenlerin ruhu …

Devamı

Abdülmetin Balkanlioglu Hoca

Acemoğlu Camii’nde kendisini ilk dinlediğimde herhalde sene 1989’du. 1989’da biz henüz. Zeytinburnu İmam Hatip Lisesi Orta 3.siniftaydik. Sınıflarında odun ve kömür sobası olan eski binasında 2.katta 3-C sınıfında yani. İmam Hatipliler, genelde kafalarına göre Hoca ararlar. Abdülmetin Hoca da, tam bizim kafamıza göre Hocamızdı. Yani hem Medreseli hem Mektepliydi. Islamî …

Devamı

NURLU MÜCAHİD

“Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım.   Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım.”                               Mehmet Akif Ersoy Lise yıllarından beridir haftada bir veya iki kere, dünyadan kopup kopup huzuruna gelen bu günahkâr mücrim gence, dünyayı değil davayı anlatıyordun. Zaten ömrün davayı başta ailene sonra bizim gibi anlamayan insanlara anlatmakla geçmişti. …

Devamı

Ahmet Vanlıoğlu Hocamızın Ardından…

İnsan hayatında bir çok hocadan ders alır, faydalanır, feyz alır. Ve bu hocaları adıyla anar. Ahmet Hoca, Mehmet Hoca, Hasan Hoca gibi. Ama bir de sadece “Hoca” diye zikrettikleri vardır, adını söylemeden. “Hoca” deyince o kelimenin başında Arapça’daki ahd-i zihnî için olan harf-i tarif vardır. Herkes “Hoca” ifadesinden aynı şahsı …

Devamı

Ali Ulvi Kurucu’nun üç duası

Büyük insanların her biri özel bir görevle gelir, yahut gönderilir bu dünyaya. Görevlerini tamamlar ve dönerler. Döndükleri zaman, arkalarında, geldikleri dünyadan daha farklı bir dünya bırakmışlardır. Onlardan herhangi birinin büyüklüğünü anlamak için, yokluklarını tasavvur etmek, yahut hayalen onlardan önceki zamana dönmek yeter: Sinan’sız bir dünyada Süleymaniye, Mevlânâ’sız bir dünyada Mesnevî, …

Devamı