Ana Sayfa / Yazarlar / Mehmet Sürmeli

Mehmet Sürmeli

Yazarımız Dr Mehmet Sürmeli’nin yazı arşividir.

Oryantalist kafasıyla İslam Tarihi’ne bakanlar

Peygamber Efendimiz 571 yılında dünyaya teşrif buyurmuş ve 610 yılında kendisine peygamberlik görevi verilmiştir. Bu görevin yaklaşık 13 yıl kadarını (610-622) Mekke’de, 10 yıl kadarını da Medine’de (622-632) ifa etmiştir. 632 yılında vefat etmiştir. Allah’ın emri üzerine iman edenlerin hayatlarının uzunluk,(1) genişlik (2) ve derinlik boyutlarında (3) tek örnektir. Rabbimiz, Resulullah’ı …

Devamı

Selât-ü Selam’ı tartışmaya açanlar dalalettedir

Yüce Allah, Hazreti Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem’in kendi katındaki değerinden dolayı ona salat-ü selam ettiğini müminlere bildirmiştir: “Allah ve melekleri, Peygambere salat ederler. Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” (Ahzab 33 / 56.) Allah Teâlâ’nın, Resulullah’a salat etmesi; onu övmesi ve rahmetidir. …

Devamı

Kimsenin cenneti kâfirlere tahsis etme hakkı yoktur

Yahudilik ve Hıristiyanlık diye hak bir din yoktur. Yüce Allah’ın peygamberleri vasıtasıyla göndermiş olduğu dinlerin hepsinin adı İslâm’dır. (1) Ehli kitap, Allah’a vermiş oldukları ahdi bozmak, ona çocuk isnat etmek ve ulûhiyeti parçalamak gibi nedenlerden dolayı küfre girmiş ve Allah’a şirk koşmak suretiyle müşrik olmuşlardır. (2) Allah celle celalüh inançları Peygamber Efendimiz sallellahü …

Devamı

İnsanlığın İntiharı Faiz Günahı

Kur’an-ı Kerim’de “riba” kelimesiyle ifade edilen faiz, insana ve emeğe karşı işlenen en büyük suçlardan biridir. Bu özelliğinden dolayı Hazreti Âdem’den itibaren bütün peygamberler faizin yasak olduğunu bildirmişlerdir. Yasak olduğunu bildirmekle kalmayıp faizin ortadan kalkması için çözüm odaklı bir mücadele de vermişlerdir. Peygamber Efendimiz de Veda Hutbesi’nde ebedi olarak yürürlükten kaldırdığını …

Devamı

Dikkat edin hidayetiniz kararmasın!

Dünyevi çıkarlar için ne iman ne de ibadet edilir. İnsanın Allah Teâlâ ile her an irtibat hâlinde olması çok önemlidir. Zira insan ile Allah Teâlâ arasındaki irtibat Allah tarafından kesilirse hidayet kararması olur ve insan zayıf hâliyle baş başa kalır; ilahi lütuflardan mahrum olur. Şayet irtibatı insan kesecek olursa, yaşayacağı …

Devamı

Hiçbir Rabbani alim bundan çekinmez

Hayatın gerek genişlik gerekse uzunluk alanlarında batılılar gibi düşünmeye ve yaşamaya başlayan modern dönem Müslümanları (!) iman alanlarını yüzdelemektedirler. Bu yüzdelemenin oranı hayatlarını vahiy dışı kurallarla anlamlandırma alanlarıyla doğru orantılıdır. Daha açık bir ifadeyle, modernitenin etkisinde kalıp hayatlarına vahiy dışı kurallarla anlam veren bu kişiler politeist bir inanç biçimini tercih …

Devamı

Sen sıradan birisi olamazsın

Bireysel ümmet olmak veya tek başına da olsa cemaat olabilmek. Bu ifade ile kastımız, insanların genelini davetten men etmek değildir. Sıradan olmamak; kişinin kendisini, aklını fikrini, duygularını, düşüncelerini, amellerini toplumun gidişatına bırakmaması; varlığına anlamı fasıkların ve facirlerin vermemesi, hayatının gündemini belirleme yetkisini kâfirlere terk etmemesi demektir. Toplumun kucağına düşmemektir. Hangi …

Devamı

Kafirun Sûresini doğru anlayalım

Müslümanlar kâfirlerin tanrılarına ve ilahlaştırılmış kurumlarına itaat/ibadet etmezler. Küfre karşı her zaman tavırlı dururlar. (Bkz: Yunus 10/104; Enbiya 21/67, 98.) Bu hâl Müslüman olmanın doğal sonucudur. Unutmayalım ki İslâm’da, iman ve ibadette sentez olmaz. Allah emreder, Peygamber’i açıklar ve Müslümanlar da uygular. Bu konuda Kâfirûn suresinin mesajı oldukça nettir. Peygamberimizi …

Devamı

Ezan yalnızca ezan değildir!

Ezan duyulduğunda cümlelerinin aynen tekrarlanması gerekir. “Peygamber Efendimiz, ezanı duyduğunda önce sükût eder, dinlerdi. Sonra da; ‘Kim ki müezzinin söylediği şeylere kesin olarak iman eder ve kendisi de aynısını tekrarlarsa cennete girecektir.’ buyururdu.1.” Zaten risaletin başından beri “La ilahe illallah deyin kurtulun”2 müjdesini veriyordu ki bu müjdelerin en yoğun olduğu cümleler ezandadır. …

Devamı

Kur’an’da Münafık Karakterinin Özellikleri

Mekke Dönemi’nde olmadığı hâlde, Medine Dönemi’nde özellikle cihadın mukatele boyutunun farz kılınmasıyla ortaya çıkan bu sapık grubun çıkış nedenlerini Kur’an-ı Kerim merkezli olarak şu başlıklar hâlinde ortaya koyabiliriz: 1. Menfaatperestlik Medine’de mü’minlerin sayıca az olduğunu gören Abdullah bin Übeyy ve arkadaşları şartların aleyhlerine dönmesinden endişe etmişler ve her iki tarafı …

Devamı