Ana Sayfa / Genel / Sen sıradan birisi olamazsın

Sen sıradan birisi olamazsın

Bireysel ümmet olmak veya tek başına da olsa cemaat olabilmek. Bu ifade ile kastımız, insanların genelini davetten men etmek değildir. Sıradan olmamak; kişinin kendisini, aklını fikrini, duygularını, düşüncelerini, amellerini toplumun gidişatına bırakmaması; varlığına anlamı fasıkların ve facirlerin vermemesi, hayatının gündemini belirleme yetkisini kâfirlere terk etmemesi demektir. Toplumun kucağına düşmemektir. Hangi etken olursa olsun savrulmadan istikamet üzere yaşayabilmektir.

Herkes sapıtsa bile sapıtmamaktır. Hazreti İbrahim gibi olmaktır. Popüler kültürün ve gidişatın etkisiyle hayatına anlam veren kimseler ise sıradan insanlardırlar. Etkin değil edilgendirler. “Her nerede olursan ol Allah’ın seninle olduğunu bilmen imanın en efdalidir” (Heysemi, Zevaid, c.l, s.60) hadis-i şerifinin şuuruyla hayatı anlamlandıran kimseler sıradanlaşmazlar.

İnsanı sıradan olmaktan kurtaran marifetulahındaki derinliktir. Eğer Müslüman, kendisine bir plân çizmeden hayatını idame ettiriyor; sabahleyin hayata aktif biçimde başlayınca yemekten, içmekten, basit zevklerden, eğlenceden, modadan, spor sektöründen ve magazin haberlerinden bahsederek gününü sürdürüyorsa bu kişi sıradan bir insan olmuştur. Böyleleri için gündemin din dışı anlamlandırılması doğal bir vakıadır. Hayatın gidişatı umurlarında bile değildir.

Peygamber Efendimiz, ömrünün hiçbir anında, göz açıp kapayana kadar bile sıradan olmamıştır. Marifeti zirvede olan bir kimse sıradanlaşmaz. Davetçiyi sıradanlık illetinden kurtaracak olan şey, Allah Teâlâ ile ilgili bilgilerini kaynaklardan öğrenip bu bilgileri içselleştirmesidir. Sıradan bir insan olmanın onursuzluğundan dolayı Hazreti Peygamber gece dualarında Allah Teâlâ’dan şu istekte bulunmuştur: “Ey Allah’ım! Kederden, (yersiz) hüzünlenmekten, âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, ağır borçtan ve sıradan bir kimse olmaktan sana sığınırım.” (Buhari, Edeb’ü-l Müfred, s.219)

Duasında ifade ettiği şekilde sıradanlıktan Allah’a sığınan Hazreti Peygamber, sıradan insanlara davette etkin görevler vermemiştir. Onun davet kadrosunda raşit halifeler, Mus’ab bin Umeyr, Abdullah bin Mesud, Esad bin Zurare, Muaz bin Cebel, Ubey bin Kab, Zeyd bin Sabit, Sad bin Muaz gibi sahabiler hazır bulunmuşlardır.

Her birisi başlı başına ümmet olan kimselerle çalışan Peygamberimiz; davetin vitrini denilen öncü kadroyu çalışkan, kararlı, sabırlı, bilgili, iletişim kabiliyeti üst seviyede, ibadetlerinde önde, ahlaken temiz ve yıpranmamış kimselerden kurmuştur. Günümüzdeki yeni çalışmalarda bu özelliklerin dikkate alınması İslâm davasının geleceği için çok önemlidir.

Dr. Mehmet Sürmeli/ DinKulturuAtolyesi.com

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

İhsan Şenocak Hoca’nın Es Sabuni Mülakatı

DR. İHSAN ŞENOCAK HOCANIN YAŞAYAN İSLAM ALİMLERİNDEN PROF. DR. MUHAMMED ALİ ES-SABUNİ HOCA İLE MÜLAKATI …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir