Ana Sayfa / Din Kültürü / Tesettür özgürlüğün sembolüdür

Tesettür özgürlüğün sembolüdür

Biz bu bu başlık altında kölelik ve cariyelikle ilgili derin bilgiler vermeyeceğiz. Çünkü konumuz bu değildir. Şunu da unutmayalım ki İslâm köleliği icat etmemiştir. Savaşların getirdiği bir sonuç olarak tarihte hazır bulmuş ve terbiye etmiştir. Ona ayrı bir statü kazandırmıştır.

Ayrıca, özgürlük esas olduğu için bu yolu da açık tutup köle ve cariyelerin azat edilmesini sürekli teşvik etmiştir. Ömrü boyunca 63 tane köleyi hürriyetine kavuşturan Peygamber Efendimiz sallellahü aleyhi ve sellem ümmetine de çok önemli bir sünnet koymuştur.

İslâm’ın geldiği coğrafyada insanlar köle ve cariyeleri alıp satmışlardır. Kölelerin kadınlarına cariye denilmiştir. Hür kadınlar cahiliye döneminde bile tamamen açılmazlardı. Açıklığı özgürlüğe aykırı sayarlardı.

Cilbab ayeti

Tesettürle ilgili ayetler Medine’de nazil olduktan sonra özgür kadınlar bu emre hemen uymuşlardır. Cariyelere ise efendileri izin vermediklerinden dolayı örtünmemişlerdir. Şu ayette beyan edildiği gibi örtünme, özgürlüğün alâmeti fârikasıdır: “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Bir ihtiyaç için dışarı çıktıklarında örtülerini/ cilbablarını üstlerine alsınlar, vücutlarını örtsünler. Bu onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı eziyet edilmemelerini daha iyi sağlar. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Ahzab 33 / 59.)

Ayetin lafzından da anlaşıldığı gibi “hür kadınların bilinmesinde” örtü önemli bir rol oynamıştır. İnsanlar örtülü bir kadın gördüklerinde hemen onun özgür birisi olduğu kanaatine varmışlar; açık kadın gördüklerinde de cariye olduğunu bilmişlerdir. Vakıa böyledir. Bunun üzerinden polemik yapmayı zait görüyoruz.

Özgürlük sembolüdür

Örtünün İslâm’da özgürlük sembolü olduğunu Peygamberimizin evlilikleri de göstermiştir. Peygamber sallellahü aleyhi ve sellem, Hazreti Safiye ile evlendiğinde Müslümanlar vaziyeti araştırmışlar ve “Eğer Resulullah, Safiye’yi tesettüre girdirirse bilin ki onu hürriyetine kavuşturmuştur.” sonucuna varmışlardır. (Buhari, 64, Megazi, 38, V / 77-78; Ahmed, Müsned, III / 264.)

Kısacası tesettür, Hazreti Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem döneminde özgürlüğün sembolüdür.

Bizim kanaatimize göre dün olduğu gibi bugün de özgürlüğün sembolüdür.

Dünkü özgürlük bazı şahısların kölesi olmamakken bugünkü özgürlük daha derin anlamlar içermektedir.

Bu münasebetle herkes bilmeli ki tesettürü tercih edip hayatını vahiyle anlamlandıran bir Müslüman hanımefendi; firavunlara, monarklara, başörtüsü düşmanı  rektörlere, çokuluslu şirketlere, nefsine, basit tutkularına, dayatmacı sokak ve kültüre, kozmetik ürünlerine, bedenini pazarlama hastalığına, vücudunun istismar edilmesine, eğlence mekânlarına, çıplaklık kamplarına, bürokratik zorlamalara, aşağılık kişilerin ayıplamalarına, rızık endişesiyle yapılan tehditlere, “günahını yüklenirim” diyen cehennem oduncularına, ikna odalarına, kariyer tehditlerine, hak mahrumiyetlerine, hain bakışlara, arkadan yapılan dedikodulara, aileden ve memleketinden uzaklaştırılmalara, akrabalık bağlarının tesettür yüzünden koparılmasına, karikatür malzemesi olmaya ve sahte acıma gösterilerine karşı özgürlük savaşı vermektedirler.

Minnet borçluyuz

Bu savaş bugün daha kapsamlı ve niteliklidir. Bu savaşı veren kutlu insanlarla; çağımızın Haticeleri, Ayşeleri, Fatmaları ve Meryemleri sayesinde dinimizi gelecek kuşaklara taşıyacağız. Onlar İslâm’ın onurları ve Müslümanların başlarının taçlarıdırlar.

Bu çağda yaşayanlar ve gelecekte İslâm’ı tevarüs edecek olanlar onlara hep minnet borcu duyacaklardır.

Tesettürlü hanımlar, edep ve terbiyelerini İslâm’la anlamlandıran kılıçsız mücahidelerdirler.

Onları hep birer kahraman olarak anacağız.

Çünkü kahramanlığa en layık olanlar onlardır.

Örtünün kahramanlarını Peygamber Efendimiz’in şu hadisiyle müjdeleyelim: “Resulullah bir umre veya hac yolculuğunda vadide simsiyah örtülere bürünmüş Müslüman hanımları tepeden seyredince; ‘İşte böyle örtünen hanımların dışındakiler cennete giremeyeceklerdir.’ buyurmuştur.” (Ahmed, Müsned, IV / 196.)

Dr. Mehmet Sürmeli/ DinKulturuAtolyesi.com

 

Hakkımda dinkulturuatolyesi

Şunlara Gözat

Sen sıradan birisi olamazsın

Bireysel ümmet olmak veya tek başına da olsa cemaat olabilmek. Bu ifade ile kastımız, insanların …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir